Press "Enter" to skip to content

İlk adımım: Teknoself

Batuhan Gindeközü

Teknolojiye olan sevgim, beni çeşitli teknoloji haber sitelerinde yazarlığa itti. Bu yazımda bahsettiğim Teknoself, benim ilk yazarlık kariyerim değil. Bu yazı daha çok benim ilk deneyimlerim ve kendi gelişimim hakkında olacak.

Facebook’taki teknoloji gruplarında yazılar yazıyordum ve bu yazılar, yaptığım yorumların da yardımıyla, Mehmet SAYINKAPLAN‘ın teklifiyle, onun projesi olan Teknoself’te gönüllü yazarlık yapmaya başladım. Her ne kadar yazarlıktan pek bir eser olmasa da…

Teknoself, çoraklaşmadan önceki son demlerinde.

Benim için biraz daha deneme tahtası gibi olsa da, orada kendimi geliştirdim. Yazarlık namına değil, ama yine de gelişim sonuçta. Projeye ilk katıldığımda düzensiz bir Wix sitesi ve olmayan bir logo ile iş yapmaya çalışılıyordu. Ben de ufak bir iyilik yapmak istedim ve araştırma yaptım. Ücretsiz “.tk” alan adı ve ücretsiz bir hosting kullanarak bir site açtım. Bu siteye ise 3 gün süren bir “bilgisizlik dönemi” boyunca WordPress kurmaya çalıştım. Bir şekilde deneme yanılma yoluyla WordPress’i keşfettim ve uygun bir tema ayarladım. Biraz göze girme maksadıyla bunu bir sürpriz olarak sundum ve projede bulunanlar da oldukça beğendi.


Teknoself için yaptığım ikinci logo. İlki haç işaretine çok benzetildi, bu yüzden hiç kullanılmadan buna geçildi (ilk logo sadece “t” harfiydi).

Sayfayı dediğim gibi bir deneme tahtası olarak kullanıyordum. Olmayan tasarım bilgisiyle Paint’ten ilginç bir “t” logosu hazırladım. Sayfanın bir marka logosu olsun istemiştim, olmuştu da. Tabi biraz eğri büğrüydü, ama olmuştu o kadar.

Bu süreçte teknoloji haberlerini sıkça okudum, yazarlık yapmadım ama fazlaca okudum ve daha fazla öğrendim. Ayrıca ilk denemelerimle beraber WordPress hakkında da araştırmalar yaptım, kendimi tasarım konusunda ufaktan geliştirmeye çalıştım (Paint’ten değil, Pixlr Editor) ve zaman geçtikçe çok daha iyi işler başardım.

Çocuktum ve doğru konuşmak gerekirse ilgi manyağıydım, bunları yapmamın da asıl sebepleri bunlardı genel olarak. Her ne kadar bir çocuk işi olsa da, emek verdiğim şeylerdi ve karşılık almayı biraz istiyordum. Bunun üzerine çocukça bir şekilde inatlaştım ve çıkartıldım. Daha sonra yeniden katıldım fakat pek fazla destek çıktım diyemem. Teknoself yıllar boyunca, çöpe atılmış, boş bir proje olarak kaldı.

Teknoself ama sürekli boş değildi. Daha sonraki süreçlerde Burak KOŞAR sayfaya katıldı ve Teknoself’i o da yeniden canlandırmayı denedi. Yukarıdaki ekran görüntüsünde Burak’ın da oldukça büyük payı var. Ben bu çabalara TeknoselfReboot demiştim, fakat biraz nafile oldu. Teknoself zaten çökmüştü, yenilemeye çalıştıktan sonra da çok büyük bir gelişme gözlemleyemedik. Sonra da site battı zaten.

Soldan sağa zamanla gelişen Teknoself profil resmi çalışmalarım. Temel hep “t” oldu.

Teknoself’te bulunmak benim birçok ilkimi gerçekleştirmeme sebep oldu ve bu yüzden katıldığıma mutluyum. İlk WordPress sitem, ilk logo denemem, yazarlık yapma çabalarım hep Teknoself’te başladı. Bugün beni ben yapan şeyleri biraz Teknoself’e borçluyum diyebilirim, hehehe.

Şu anda öğrendiğim bilgiler ve deneyimler ile kendimi tasarımda ve yazarlıkta da geliştirdim, ama o artık başka bir yazımın konusu.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: